Aramızdaki Uçurum - Samantha Young

Samantha Young sıkıntılı zamanlarda, yorulduğunuzda, ümitsizliğe kapıldığınızda kısa bir mola, nefes alacak bir liman. Bir günde okuyorsunuz, tamamen hikayenin içine giriyor, geri kalan her şeyi unutuyorsunuz. Ve İndia'nın dediği gibi mutlu sonlar olmasa da kesinlikle doğru bir son buluyorsunuz. Duygusal da olsa, dram da olsa en sonunda umudu görüyorsunuz.
Hikayeler, içinde kaybolunacak kadar hafif ancak ciddiye alınacak konuları içeriyor. Gerçek trajediler, her gün yanından geçtiğimiz hikayeler. Psikoloji konusunda da daha gerçekçi tasvirleri olduğunu düşünüyorum. Yazar için bu kadar övgüden sonra sadece bu kitaba özel bir şeyler de söylemem gerekiyor. Yazarın her türü denemesi hoş olsa da ben kendisinin yetişkin aşk romanlarına bayılıyorum ve fantastikte olduğu gibi ergenleri içeren kitaplarda da o kadar iyi olmadığını düşünüyorum. Kitabı bir günde okudum, yine sardı tabi ama belki de ben o yaşları geçtiğim için ya da gerçekten yazar ergenlik ruhunu tam veremediğinden yetişkin kahramanı olan kitaplarından daha çok hoşlanıyorum. Yani arkadaş onaylanmayan bir ilişkiyi anlayabilirim, ayrı dünyaların insanı olayına da aşinayız ancak bir ilişkinin böyle devlet meselesi haline gelmesinden bunaldım. Sırf görünüşü kurtarmak adına onca yalan ve en sonunda hepsinin ortaya çıkması doğal olarak. 
İkinci bir şey de yazarın aşkın getirdiği fizyolojik uyarılmayı abartı bir şekilde aktarması. Yani çocuk onu izliyor diye ensesi yanıyor da hemen hissediyor da falan biraz abartı geldi. Bazı yönlerden evet o yaşlara uygun şeyler varken bazıları da fazla yetişkin işiydi sanki. Her neyse yazarın tekrar yetişkin romanlarına dönmesini heyecanla bekliyorum. Tüm bunların yanında yanından geçip gittiğimiz insanların nasıl hikayeleri olabileceğini, bütün o ergenlik dramlarının içinden ne hikayeler çıkabileceğini göstermesi açısından güzel olmuş.  

2 yorum:

  1. Kitap hakkında gerçekten okuyan birinden fikir edinmek gerçekten güzel elineize sağlık

    YanıtlaSil